Sevgili dostlar güzel insanlar kısa bir aradan sonra yine karşınızdayım. Bu günkü konumuz seçimler ama benim konum sadece muhtar seçimleri. Eskiden muhtarların o kadar çok görevi ve sorumlulukları vardı ki bayağı saymakla bitmezdi hele bu muhtar köy muhtarı ise herkesin derdine koşar herkesin derdine çözüm üretirdi. Asayişi bile köyde muhtarlar sağlar gelen giden devlet memurlarını dahi muhtar emmi ağırlardı hatta gelen misafire yatacak yer ayarlamak köy odasını onlara açmak yemesini içmesini karşılamak muhtarın sorumluluğunda idi. Hatta gelen misafire koyunlar kesilir kimi konu komşuda köy odasına yemek götürürdü köylü her derdini muhtara anlatırdı. Bir köyde iki adet kır bekçisi olur birde muhtarın postası köy bekçisi olur iletişimi bu bekçi sağlardı.

Köy bekçisi minareden köy halkına seslenirdi.  Ey ahali köyümüzün ileri gelenleri bugün şu saatte muhtar odasında toplanacaktır. Bundan sonra hiç kimse koyunlarını mera dışında otlatmayacaktır  duyduk duymadık demeyin muhtar emminin kesin emri vardır. Duyanlar duymayanlara da desin emi.

Ya iste köy muhtarsız olmaz muhtar köyün valisidir.  Eyi orayı anladık ta şehirdeki muhtarlar ne iş yaparlar diye düşünüyorum. Efendim eskiden ufak tefek isler yaparlardı. Hatta nikah bile kıyarlardı benim nikahımı bile muhtar emmi kıymıştı. Ama şimdilerde muhtar sadece devlete büyük bir yükten başka bir şey değildir. Şehirde muhtara ihtiyaç yoktur varsa da ben bilmiyorum biri bana ne iş yaptıklarını anlatırsa sevinirim. Çünkü benim ne işim olduysa muhtar ben bilmem şuraya git buraya git hep gönderdi ha haklarını yemeyelim geçenlerde Postacı bana gelen ceza kâğıdını ben evde olmayınca muhtara bırakmış vergi dairesine varınca öğrendim cezayı da geciktiği için zamlı ödedim tabi.    Köylerimiz hariç muhtarlığın acilen kaldırılması kanaatindeyim. Türkiye’deki muhtar sayısı şu anda 50 bin 360 yani muhtarlara ödenen beleş para toplamda  8.597.233 TL  inanın şoktayım. Emeklilerin açlığa bırakıldığı çöp toplamaya zorlandığı bu güzel ülkeme muhtarlık lüks değil mi?

  Yani diyeceğim odur ki eskiden muhtarlar dert babası idi şimdilerde dert oldu. Çokluktan birlikten kuvvet doğar dediler millet vekili sayısını beşe katladılar ve onların hakketmediği emekliliği verdiler fakir fukaranın hakkına girdiler. Bu adalet mi diye sormadan edemiyorum. Arkadaş ben muhtarlığın kaldırılmasını istiyorum.  Millet vekilleri kendi derdinde Ben en iyisi gene bir muhtar emmiye gidip şöyle derdimi anlatayım bari. Sizi Muhtar emmiye yazdığım şiirle baş başa bırakıyorum. Sevginiz eksik olmasın dostlar...

MUHTAR EMMİ
Tozlu yollardan geldim yorgunum
Bak hele ayaklarım şişti muhtar emmi.
Ne sen sor ne de ben şöyleyim
Deşme benim yaramı muhtar emmi.


Bir garip yolcuyum geldim gidiyorum
Saçlarımı ağardı neden bilemiyorum,
Bazen kendi kendime söyleniyorum
Bana deli diyorlar muhtar emmi.


Ağlanacak halime güler oldum
Gonca gül gibi eridim soldum,
Şuraya biraz uzanayım yoruldum
Bana bir minder ver muhtar emmi.


Hele soğuk bir ayran verin bana
Soğusun ciğerim içeyim kana kana,
Bakma öyle yüzüme yüreğimde yara
Bana bir çare bul muhtar emmi.


Tabipler bulamadı derdime derman
Felek eğirdi beni kirman, kirman,
Karlı dağlar gibi başımda duman
Beni burada eğleme muhtar emmi


Bir garip yolcuyum hem de yorgun
Dibe dalmadan yedim vurgun,
Ne ben söyledim ne sen duydun
Beni daha fazla yorma muhtar emmi.